KADİM BİR KEDER – Oya Uysal

OYA UYSAL KADİM BİR KEDER

Uykusu kaçan sokak sokulup konuşurken geceye açılan pencereyle,
durup seyrettim ışıkları sulara dökülen şehri,
dalıp, bir ân’a sığdırdığım hayatımı.

İçten içe bilip de bilmezden geldiklerim,
kendime söylediğim yalanlar ve beni tutup sarsan
parmakları gerçeğin
-gerçek ki soyunur yatardı koynunda yalanın-
hiç kimsesiz ruhum mu sevdi acıyı,
beni ben kılan acı mı ruhumu

hayatın kurduğu tuzak değil, kanımdan olanın ihanetiydi,
günahın dağıttığı yatakta
yıkılan ocağın külleri…

Ey rüyayı hayra yoran kahin! Eli vicdanında kim kaldı ki söyle,
kahraman yok, kandil sönük, tanrı ölü,
yaptığı yanına kalan suçlu,
masuma ödetilen kefaret
ve kalbinde zamanı durduran aşk ki
hicran
taşa kazınan kadim bir kederi okuyup, hıçkıran yıllar.

Uykusu kaçan sokak sokulup konuşurken geceye açılan pencereyle,
durup seyrettim ışıkları sulara dökülen şehri,
dalıp, bir ân’a sığdırdığım hayatımı.

Oya Uysal
-Akatalpa Haziran’16-