suya… yeşile… ve gözlerine – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL SUYA YEŞİLE VE GÖZLERİNE

yorgun bir akşamın ardından
sıyrılan büyülü aya,
düştüm bir yıldız gibi.
ey saçlarında rüzgârın pervane olduğu!
ey gözlerinde çakmak çakmak nurların doğduğu!…
ey öte yanım
ey değdikçe sızlayan,
sızladıkça büyüyen gizli yaram…
ateşinde kül değil dağ oluyorum.
ürkek bir ceylanın bakışlarında;
denizin mavisi,
suyun yeşili,
ve hayatın en ince yanı…
sevdiceğim…

tatlı sızım, akan kanım
bu gece de düştün hayalime;
aldığım nefes sen,
yanağımda ateş sen,
ellerimi açıyorum dünyaya benim;
yağmur benim,
yaprak benim,
toprak ben, aşk benim…

sarı bir yağmur yağıyor saçlarıma
üşüyorum
kaydı mı geceden bir yıldız
koşuyorum
gelmek için sana
avuçlarımda yıldız kümesi

gözlerin kadar büyülü
kirpiklerin kadar sınırsız,
ve bakışların kadar korkak yürürken bahara,
gülşen oluverdi yüreğimde gelincik.
kanatırken bir anne tırnaklarıyla ellerimi
her doğan bebenin avuçlarındadır adın.

hayat sensin, yarın sen;
çocukken topladığım papatyalar,
düşlerimde açan mavi güller,
annemin sakladığı gözyaşları,
göç bilmez serçe kuşu
buğday tanesisin sen…

yürürken yalınayak, ürkek, katıksız
yerden göğe suya ve yeşile dönmüş seraba
çöküyor gece ıslanan gözlerime ağır ağır
düşüyor avuçlarıma bir kar tanesi gibi kaderim
hayat…

hayat sana teşekkür ederim…

Ahmet Uysal
-Revâ-