TUTSAK – Ahmet Muhip Dıranas

AHMET MUHİP DIRANAS TUTSAK

Bir tutsak o, uzun yıllar öncesinden, yüzlerce yıl ötesinden,
Kimbilir, ya eski bir bey hanımı ya da bir hakan gözdesinden.
Yerkere dek bir giyside, selvi boylu, samur saçlı, gözler elâ;
Ses çıkarmaz ayakları yürürken, varla yok arası, ve hâlâ
Solmamış bir gül elinde, ilk bahçeden alınma, bir kırmızı gül;

Ne kokusu uçmuş… İşte bitmezlik bu! aşk bu işte; kutlu, eskil!
Zaman zaman, taş ve tuğla duvarları arasında bir hisarın
Gezinirse de, ay gibi, avluları her gece; bu, tutsakların
Acılara, özlemlere vurgunluğu ve olmazı araması.
Kimi zaman, alır onu bir güveysiz, göksel gelin arabası
Gider; sonra getirir ilk ışıklarla geri, ve kızoğlan kız hep.
Öyle güzel, öyle gizli ki bu, ah! öp diye ağlar bir yankı: öp!

Ahmet Muhip Dıranas
-Fahriye Abla-

(c) J.W.Waterhouse (1849-1917)…