ahmet hamdi tanpınar – Selahattin Yolgiden

SELAHATTİN YOLGİDEN AHMET HAMDİ TANPINAR

ruhumun ağırlığıyla titreyen terazi
tüm sesleri bastıran haykırış.

kimsiniz, gecenin bu saatinde bile
rüzgârlı bir tepe arar gözleriniz.

uzak bir hayâl artık ağaçlı yollar,
yazmanın sevinci ve öyle bir sonbahar.

narmanlı’da siyah kedileri besleyen
bir adam, uzun paltosu altında dünya

bu gölgesiz yollarda
tanrıyı aramak da nereden çıktı

hem unutulmuş bir şarkıyı
durup durup tekrarlamak da neyin nesi

nerdesiniz?

Selahattin Yolgiden
-lacivert bir oyundu ikimiz arasında-

HALFETİ’YE BİR BOZLAK – Sennur Sezer

SENNUR SEZER HALFETİ YE BOZLAK HALFETİ

Göğe bakarsın
düşündükçe dalar bakışların
Damarlarında atan hep aynı soru:
-Bunaldıkça baktığı bulut
bu bulut muydu?
Göğe bakarsın ot kokusuyla:
– Ne kokuyordu parmakları
yere kapaklandığında…

Bir ev vardır, bir temel, bir baca
doğduğu yere vardığında… dünden kalan.
Herkesin vardır… herkesin.
Senin geçmişin çizili suya.

Dedenin diktiği ardıç, ananın aşıladığı melengiç,
Senin kokladığın manolya… Hani ya?
Ya kemikleri sevdiklerinin?

Göğe bakarsın özledikçe doğduğun yeri
Örselenmiş bir kara gül Fırat’ın sularında.

Sennur Sezer
-Dilsiz Dengbêj-

Görsel : Halfeti / Urfa