GECE ISLIKLARI – Arife Kalender

ARİFE KALENDER GECE ISLIKLARI    Roberta Fuganti

Bir erkeğin parmakları saçlarımı okşar gibi dokundu tellere
usulca çözüldü içimin düğmeleri, usulca dalgalandım
dağın tepesine uludu rüzgâr, kar savruldu
ilmik ilmik açıldı yol, bir dal navruz
karıncanın kabuğunun altındaki soluktu
sana koştuğum yaz, senden gittiğim güzdü
kördüğümdüm
düğümü yaz

Kördüm
serçenin bile gözü vardı kaç kanat
mağaramda sultan bendim, içimdeydi şahmeran
suyun başında subaşılar, suyun başında subaşılar
toprağın başında zulüm
kıyıldım ince, düştüm derin, toplandım
ben şimdi, bir şeyi iki belki de üç görüyorum
böldüler de çarptım kendimi kendimle
zehrime azar azar gömüldüm

bir söyleyip on ölüyorum
öldüğümü harflerle örtüyorum
birkaç yelkenli imge, bir iki asi sözcük
tümünü getiremedim güne döktüm
gümüş baltaydım Milas’ta denize dönük
öteki yüzümden gelincik damlar
kırmızı damlar, kırmızıyı kırdılar
uzun gecelerden geçerken
her yerde gölge, her yerde karanlıktılar

aşktır telleri oynatan, ateşi yakan aşktır
taşan tin, çoşan beden ve kabına sığmayan beklediğimiz
beklerken durmadan eskidiğimiz
söyler adını, usanmaz gecedeki ıslıklar
yağmuru dinmeyen şehre bakıyorum
orda değildi, kayıp ilanlarında boşuna arıyorum
suların götürdüğü ayaklar

bir erkeğin parmaklarına usulca dokundu saz
ömrüm yoluyla konuşan yolcuydu
çıplak zamanlarda biri seslendi
duydum nefesini koşuyor ardımdan
eski fotoğrafları kırparak yeni yüzler yapıyorum
içimin duvarlarında sararmış aşklar

Arife Kalender
-Gece Islıkları-  Görsel:  Roberta Fuganti..