MASAL KUŞU – Sohrab Sepehri

SOHRAB SEPEHRİ MASAL KUŞU

Bir pencere açıldı gece ile gündüzün sınırında
Ve uçtu dışarı oradan masal kuşu.

Uyanıklık ile uyku arasında
Salınmıştı.
Boşluğun sapa yollarını katediyordu;
Döndü bir kez
Ve kondu bir su birikintisinin kenarına.
Kalp atışları karıştı birikintiye
Güzelleşti ağır ağır birikinti.
Bir ot yeşerdi orada
Karanlık ve güzel bir ot.
Yardı göğsünü masal kuşu:
İçindeki boşluk benziyordu bir ota.
Kanatlarıyla örttü göğsündeki yarığı.
Acılaştı vücûdu:
Bulanmıştı saydam yalnızlığı.
Neden geldi?
Kanat açtı yerden,
Sapa yolları geçti
Ve girdi bir pencereden içeri.

Adam oradaydı.

Ses veriyordu damarlarında bir bekleyiş.
Pencereden indi masal kuşu.
Yardı onun göğsünü
Ve içeri girdi.
Bakıyordu göğsündeki yarıktan o:
Kararmış güzelleşmişti içi.
Hatâ ruhuna benziyordu.
Gömleğiyle örttü göğüsündeki yarığı.
Uçmaya başladı boşlukta
Ve bıraktı odayı ızdırap aydınlığında yalnız.

Kayıp bir dama konmuştu masal kuşu.
İliklerinden geçiyordu bir esinti:
Bir ot bitti içindeki yalnızlıkta;
Uzattı başını göğsündeki yarıktan
Ve kaybetti yapraklarını gökyüzünün derinliğinde.
Yaşamı otun damarlarına tırmanıyordu.
Sesleniyordu bir doruk ona.
Göğsündeki yarıktan içeri girdi ot.

Ve masal kuşu örttü kanatlarıyla yarığı.
Açtı kanatlarını
Ve bıraktı kendini boşluğun sapa yollarına.

Bir kubbe canlandı bakışlarının altında.
Bir tur attı
Ve girdi mâbedin kapısından içeri.
Renksiz bir aydınlıkla doluydu boşluk.
Mihrâbın karşısında
Kımıldıyordu bir kuruntu:
Yaşamındaki tüm lâhzalardan bir mihrap geçmişti
Ve susmuştu tüm rüyaları bir mihrapta.
Bir düşün sınırında buldu kendini,
Düştü toprağa.
Unutulmuşluğa aktı bir ân.
Kaldırdı başını:
Güzelleşmişti mihrap.
Bir parıltı gördü mihrâbın mermerinde
Karanlık ve güzel.

Karışmış gördü kendi yabancılığını.
Neden geldi?
Açtı kanatlarını
Ve bıraktı mihrâbı mâbedin suskunluğunda.

Bir caddede gidiyordu kadın.
Bir mesaj vardı yolunun üstünde:
Bir kuş kondu başına
İki düş arasında çırılçıplak oldu kadın.
Yardı masal kuşu onun göğsünü
Ve girdi içeri:
Uçmaya başladı kadın boşlukta.
Adam odasındaydı.

Ses veriyordu damarlarında bir bekleyiş
Ve gözleri bir düş dehlizinden süzülüyordu dışarı.
Bir kadın indi pencereden
Karanlık ve güzel.

Benziyordu hatânın ruhuna.
Adam gözlerine baktı onun:
Tüm düşleri kalmıştı onların derinliğinde
Uçtu dışarı masal kuşu kadının göğsündeki yarıktan.
Ve ilişti gözleri onların gölgesine.
Sanki bir tül perdeydi gölge
Düşmüş vücûdunun üstüne.
Neden geldi?
Açtı kanatlarını
Ve kaybetti odayı bir düşün şaşkınlığında.

Adam yalnızdı.
Bir resim yapıyordu odasının duvarına
Hareket ediyordu vücûdu başlangıç ile son arasında.
Görülmez bir esinti geçiyordu:
Güzelleşiyordu yavaş yavaş resim
Ve acı dolu bir hareket veriyordu son.
Masal kuşu gelmişti
Odayı boş buldu.

Ve kendini bir başka yerde buldu.
Yoksa resim
Değil miydi bir tuzak
Masal kuşunun tüm yaşantısının içine düştüğü?
Neden geldi?
Açtı kanatlarını
Ve unuttu odayı resmin tebessümünde.

Sohrab Sepehri
-Sekiz Kitap-

Çeviri: Mehmet Kanar