ÇİÇEK OKULU – Rabindranath Tagore

TAGORE ÇİÇEK OKULU  california

Fırtınanın topladığı bulutlar
gökyüzünü kaplayıp da
haziran sağanakları başladığında
nemli rüzgâr
fundalığın üzerinden
hızla geçerek
bambu ağaçlarının arasında
gayda körüğünü
şişirmeye başlar.

İşte o zaman,
nereden çıktığı bilinmeyen
çiçek sürüleri, çiçek orduları
otların üzerinde coşkuyla
ansızın dansa koyulurlar.

Ben çiçeklerin cidden
yer altı okuluna
gittiklerini düşünüyorum, anne,
ne dersin buna?

Bu dans derslerini
kapalı kapıların ardında
yapıyorlar;

ve eğer paydostan önce
oyun için dışarı çıkmak isterlerse,
sınıfın köşesinde
tek ayak üstüne
durdurtuyor onları öğretmenleri.

Yağmurlar başlayınca
onların tatilleri de başlıyor.

Ağaçların dalları
birbirine giriyor ormanda,
yaprakları savuruyor hırçın rüzgâr;
Rüzgârın topladığı bulutlar
dev ellerini şaklatıyorlar
sağa, sola, ileri, geri.

Seğirtip duruyorlar
pembe, sarı ve beyaz
elbiseler içinde yavru çiçekler.

Onların evlerinin
gökyüzünde,
yıldızların olduğu yerde
olduğunu biliyor musun, anne?

Oraya varmak için
ne kadar istekli olduklarını
görmedin mi hiç?
Niçin bu kadar acele ettiklerini
bilmiyor musun, peki?

Kolarını kime doğru
kaldırdıklarını,
kuşkusuz
tahmin edebiliyorum ben;
onların da anneleri var
benimki gibi.

Rabindranath Tagore
-Ayın Bitmeyen Çocukluğu-