Ve deli ve divane ve meczup – Tozan Alkan

TOAZAN ALKAN VE DELİ VE DİVANE VE MECZUP

Ağaçlar uyanınca uyanıyor aklın
aklının içindeki kimsesiz çocuk.
acılar güzel kalbine dikiş tutturmuş
sesindeki o kırılgan iğneyle.

Aşkların çekildiği bir mesafeden
hem tam isabet, hem ıska geçiyor adın
tarçın kokuyor çünkü çürük pervazlar,
çünkü gül de tutar deniz gibi adamı.

Zamanı kayıtlarından düşmüşsün yine,
kimlerden alacaklısın kime günahlı.
tutunacak sesin de yok, son nefesin,
harflerin harflerle seviştiği yalnızlık.

Hayat sende krizantem ve kasımpatı,
hayat sende deli divane meczup.

Tozan Alkan
-sana şehir gelecek-

bir gökyüzü kırığı – Veysel Çolak

VEYSEL ÇOLAK BİR GÖKYÜZÜ KIRIĞI

Tükenmez rüzgârın sesi orada
yüzleri orada esmerleşti
ne kadar çocuk varsa.

Onların işi kuşlarla ölmek
anlat kızaran bir elmanın alevini
aşk bilgisini, bölüşülmez öc kelimesini
ondandır bir mermi gelir gider.

Deniz küserse kıyıları ölür
her balkonda dostluklara açamayan bir çiçek
bir kıskanç yara kalır.
Aranan kandır, dikendir dünyanın içi.

Öpülmesin diye paramparça dudaklarımız
Gece çiçekbozuğu bir hüzün tortusu bırakır.

İyi ki omuzumda kolunun izi
hangi mermere baksam sen onun içindesin
yontulansın, kalıcı, eski ve güzel
öyle işte, bir gülle karşılıklı.

Ne zaman buluşsak aramıza kar yağar
uzanır öperiz gözlerinden bir güvercini
yağmur ince ve uzun, daha ilgili
ellerimiz daha utangaç.

Gene de ağartır kalbimizi bir gökyüzü kırığı.

Veysel Çolak
1997
-ikizim sevgilimdi-

DÜŞMEYESİNİZ – Barış Çelimli

BARIŞ ÇELİMLİ DÜŞMEYESİNİZ

Göğün mavisine bakmıyorsunuz
Toprağı sevecek yüzünüz de kalmamış
Fesleğenin yaprağı,
Portakalın çiçeği,
Serçenin su içmesi
Ya da suyun söğütlere gülümsemesi,
Ne varsa hayata dair
Değmesin gölgenize
Ürperirsiniz,

Çünkü biliyorsunuz
Bir çiçek yeşerse yolunuzun üstünde
Takılır düşersiniz.

Parmağınıza çöp batsa
“Kolumuz koptu” dersiniz,
Atlayıp bir duvardan
Dağı gösterirsiniz,
Haberiniz yok derinden
Ayağınız ıslansa
Boğulduk zannedersiniz,
Aman kaçırmayın kahvaltınızı
Sonra gelip açlıktan
Söz edersiniz.

Çünkü biliyorsunuz
O çiçekler yeşerdikçe yolunuzun üstüne
Çürüyüp gidersiniz.

Barış Çelimli
-Uçuruma Düşen Serçe-

SORU – Ülkü Tamer

ÜLKÜ TAMER SORU

Nerede saklıyor sesini çınar
çit gölgesinde mi, akarsuda mı?
Bir dağın ardından yüzüme doğru
güneşi savuran kardeşim rüzgâr,
söyle bana, anlat, kış pusuda mı?

Dilinin ucunda hep aynı soru:
Neden değişmiyor bu yolculukta
artık usandıran kelimelerin;
neden seni kuran aşkta ne usta
ne çırak olmayı hiç düşünmedin?

Nereden geçiyor günün yüreği,
yıkılmış bir kuşun bakışından mı?
İçimde küflü bir yıldız dokuyan
çılgın, esrik, saydam güz örümceği,
söyle bana, anlat, dalgın adamı.

Gözünün ucunda hep aynı yalan:
Neden değişsin ki bu yolculukta
her adımda inen tanıdık sesin;
Sen ki, seni kuran aşkta ne usta
ne çırak olmaya özenmedin.

Ülkü Tamer
-bir adın yolculuktu-