KARŞILIK – Ahmet Telli

AHMET TELLİ KARŞILIK

*Veysel Çolak’a..

Ömrümün karşılığı olsun diyor
bir değeri, bir üstünlüğü olsun
Çılgın bir aşkın tarihi
yolculukların günlüğü olsun
ama kavgalarda geçsin ömür

Deli ırmak gibi akmalı
adına yaşamak dediğimiz
sarsıntılar kalmalı anılar diye
ve ölüm bir gökgürültüsü
gibi gelmeli gelecekse

Bir bedeli olmalı her aşkın
Her öpüşün ayrı bir yanı
bir sarsıntı kalmalı tende
ve kaçak sevişmelerin ürpertisi
bir sağanak gibi patlamalı

Yangınlar kuşatmışsa bizi
gözlerimiz bağlı ve tırnaklarımız
sökülüyorsa elektrik şoklarıyla
yasak bir kavgada olunmalı
yoksa ne değeri kalır ömrün

Aşk dediğin hırçın bir deniz
gibi çarpar yüreğin bordasına
ve yasak bir kitabı okumanın
sevincine benzer biraz
ki onun her sayfasında
bulunur ömrün karşılığı

Ahmet Telli
-Su Çürüdü-

 

Yaz Sonu – Selahattin Yolgiden

SELAHATTİN YOLGİDEN YAZ SONU
balıkçılar yengeç sunuyorlar giden yaza
başlarında,
hanımların ördüğü takke, işte yaz da el sallıyor
bak, kumulların ardından… konuşmaktan usanmış
hatipler birer birer eğiyorlar başlarını, her zamanki
yılgınlıkları gözlerinde. yıkıntıların önünde
kediler

üzgün, süzgün şekiller dolanıyor ardı sıra
sokaklarda,

gölgelerin saltanatı bitti önümüzdeki yıla kadar.
senin evlerinin önünde ey necatigil, başlarını
örgüden kaldırıp kafa sallıyor çok bilmiş yaşlı
kadınlar: yaz gidiyor! yaz gitsin şair, bir sensin
gelecek hazanı hevesle bekleyen. ellerinden ilk
dizeleri çıkmışken buruk bir şiirin hazan seni
selamlıyor şimdi bir gün önceden

Selahattin Yolgiden

 

Gece Gelenin Türküsü – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN GECE GELENİN TÜRKÜSÜ

Hangi saatte durur şiir
Hangi saatte başlar
Horozlar hangi saatte öter
Hangi saatte yıkanır ışıkla
Gecenin çamuruna batanlar

Böyle sen mi geldin sabaha karşı
Alkol tütün ve yalnızlık içinde
Böyle sen mi geldin sessiz
Çocukların doğmasından günün ışımasından
Kavgada insanların ölmesinden korkarak
Böyle sen mi geldin kaça kaça

Kaygılar hangi saatte başlar
Hangi saatte yenik düşer
Gecenin bitimi doğan güne
Ve neden güne başlıyor gibi
Bazen çok sevdiklerimiz bile
Yeniden geceye başlarlar

Hangi saatte susar şiir
Hangi saatte yazar ölümün yazgısını

Afşar Timuçin
-Savaşçı Türküleri-

 

ÇÖL VE ‘KÜN’ – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ ÇÖL VE KÜN

‘Ömrüm belki de kendi hatam
yüzünden bir çölde geçti’
Ahmet Hamdi Tanpınar

aşklar göründü!… demek ki,
çok uzakta değiliz güllerden…

artık ‘rüyâ bile görülmeyen’den
kimbilir nerde, nasıl geçmiş iz?
ve kaç yaşında
sözlerden, sözlerden, sözlerden
seçip beğendiğiniz
bir koşu yaprak
ya da bir akşam üzeri
hiç bilmediğiniz
bir insanın hüznüyle
ve çok yakından bildiğiniz
biri gibi
yalnızlığınızı onun yalnızlığına benzeterek
yola çıktığınız olmuş mudur
‘çoktan oldu bile’den?

ne zamandır şimdi’de göçmüş bir mülkün
buluntusuydun, bir gül buluntusu,
‘nerde o eski günler’e tarihlenmiş,
bir büyüyeydi diye beklendi uğultusu,
hâlâ bilinen ve tekrar edilen
söz verilip de tutulmamış bir yaz;
vaadlerin gölgeli, boş ev sessizliği;
kendinizi bir ceviz sandık
sandığınız günler,
ne kadar da sesinizi andırırdı yeminleriniz!

demek hâlâ? çöl! süslü varoluşum benim…
sözlerden seçip beğendiğin o akşam üstü’ydün;
bugün güllerde kuşatılmış bir yol göründü’n;
ne bir im, ne biz iz!…
gördük, hiçbirşey kalmamış altında bu yükün;
ağır yolculuklarla hafif ipeklilerin
bir koşu kitap, bir tutam annesi
ve sırmalı kürkün…

bir akarsuydun çöllerde kaybolup gittin,
bir künk’ün içinden akardı K ü n !..’

Hilmi Yavuz
Ağustos 1995
-Varlık Şiirleri Antolojisi-