AL GÜLÜM – Turgay Fişekçi

TURGAY FİŞEKÇİ AL GÜLÜM

Her gün bakıp durduğum Bizans sarayları kadar uzaksın bana
Oysa Roma’ya dek gittim, kapılarının anahtarını alabilmek için
Epir yaylalarından bal topladım
Toscana bahçelerinde şarap mayaladım
Adalar boyu, taşlarda ayak izlerini aradım.

Kılıcım ağır geldi elime Ren kıyısında
Atım rahvanlaştı Macar ovasında
Alp vadilerinde kayboldum
Bulutlu gökler altında ışığınla yol buldum

Diller arasında konuşmayı unuttum
Sözcükler uçup gitti doğduğum günlere
Daha daha ülkeler isteyen imparatorluğunun sesi
Duyulmaz oldu buralarda

Her gün bakıp durduğum Osmanlı sarayları kadar uzaksın bana
Belki de müzeler kurup seyretme zamanındır
Uzak ülkelerden taşıdığım armağanlarla anıları.

Şimdi belleğini yitirmiş balkonumda
Durmadan açan sardunyalar konuşup durur.
Kargalar ceviz var mı diye her sabah
Penceremden bakar.

Turgay Fişekçi
-Sözcükler D. Temmuz’15

Halil Cibran…

HALİL CİBRAN72 by Djavid Aliyev  SWAN SAIL AWAY

Gündüz güneşin altında özgürsünüz,
gece yıldızların altında özgürsünüz;

Ve yine özgürsünüz,
ne güneş, ne ay,
ne de yıldızlar olduğu zaman.

Hatta özgürsünüz,
var olan her şeye
gözlerinizi kapadığınız zaman da.

Fakat tutsaksınızdır, sevdiğiniz kişiye;
sırf onu sevdiğiniz için.

Ve bir kere daha tutsaksınızdır
sizi seven kişiye,
sırf sizi sevdiği için.

Halil Cibran
-Kum ve Köpük-

Çeviri : Cahit Koytak

Resim: (c)Djavid Aliyev ..

Çember – Edip Cansever

EDİP CANSEVER ÇEMBER

I
Vardır ya, hepimiz bir yerde olmak
Ben işte onu..
Tutulmuş gözlerinden ağaç altlarıyla
Bir kırmızı bahçeye yürüyorken ustaca
bir karınca küçümenliğe yerleşiyorken
Siyah olarak
Bir şemsiye göğe öykünüyorken arada bir
Dönüyorken ve
Bir doğru ilk başladığı yere
İşte pek fazla kurcalamazsak dünyanın orta yerindeyiz
Ben
Yani çok değişik bir sokağı yakalamış bulunan
Kullanmak için yaşayıp ölmeye.

Edip Cansever
-Umutsuzlar Parkı-

Metin Altıok (14 Mart 1940 – 9 Temmuz 1993) Anısına sevgi ve saygıyla…

METİN ALTIOK SONLUDURD AŞK DA                  Coolbiere. A.
SONLUDUR AŞK DA – Metin Altıok

Güzel anılar biriktirdim senden,
Dudağıma solgun gülücükler getiren.
Özenle sakladım belleğimde,
Bir yığın oldu daha şimdiden.
Nasıl olsa bir sonu olacaktı bu aşkın
Bir gün apansız gerçekleşiveren.

Bir terazinin durgun pirinç kefesine
Pat diye inince kara kiloluk,
Nasıl kalkar havaya birdenbire
Boş kalan zavallı kefe.
Nasıl titreşir terazi uzun süre,
Denge sağlanıncaya kadar başka şeylerle.

Anılarla bozdum o dengeyi ben önce,
İkimiz için de yaptım bunu.
Yaşadığımız günlerden biriktirdim sessizce,
Bir kefede sana hiç sezdiremeden.
Koyabilirsin kara kiloyu artık,
Bak terazi nasıl kolay gelecek dengeye.

Mutluydum ben yine de kendimce.
Senin girdilerin, çıktılarım benim
Doğrusu uygundu birbirine,
Yan yana gelince bir resmi tamamlayan.
Vazgeçilmezdi ellerin sonra,
Yangınımdan yorgan döşek kaçıran.

Ama inan sonludur aşk da,
Kovalar sonunu kendi kendinin.
Bana bir uçurum gerek şimdilerde,
Yeterince dik ve derin.
Bir çavlan istiyorum çünkü,
Kırmak için kristalini hayatın ve şiirin.

Metin Altıok
– Kendinin Avcısı/bir acıya kiracı- 

Resim: (c)Coolbiere. A…

 

Her Dilde Türkülerin Meramı Bir – Necati Cumalı

NECATİ CUMALI HRE DİLDE TÜRKÜLERİN MERAMI BİR

Her dilde türkülerin meramı bir
Sıla, iki gözlü bir ev, bir gelin
Kovboyun dilinde yavuz bir at, bir kement
Doğuda, bizim çobanların dilinde
Taze ekmek, taze peynir

Mutlu olmak her vakit elimizdedir
Bütün istediğimiz bundan ibaret
Köylüye toprak, kovboya kement
Her şeyin başında, her şeyden önce
Hürriyet

Necati Cumalı
-Bütün Şiirleri 1- ….. Tablo: Yalçın GÖKÇEBAĞ