Alaşım – Veysel Çolak

VEYSEL ÇOLAK
İzleyin o günleri
bir de defterinde çiçek kurutan kızı.

Arkadaşların oldu avuçları sımsıcak
gürgenden yontulmuş beraberlikler belki
unutulmaz bir çok yolculuk
ama çoğu kez bomboştu yolların ucu.

Üşt üste kalkışmalar durdurunca ağrıyı
kulağına söyleneni kalbiyle dinlemiş
çekilip dilinin körfezine
yaslanmış senin verdiğin söze
o günden beri duyguları çınlar, teni kabarır

Öncesi ağzına kadar dolu bir gün
ayaklanırken babadan kalma bir rüya
kulaktan kulağa onca kelime
yürek dolusu dört mevsimi kapatıp
közün içinde, kuşunu özleyen ağaç

Ufalar oyuncaklarını, azalır
saçları karışır rüzgârın unuttuğu ovaya
bir iyi çocuk, yoğun uykusuz
yüzünde asılı bulut, gözleri park dolusu
sevinir gibi olsam o ağlar
akan benim kanım olurdu.

Göğsünde gidenin bıraktığı aralık
anılar gümüş, yaşamak ağır
her yerde hangi sevgili kolayca unutulur?

Veysel Çolak
-Hayata Resim Altı-

Halil Cibran…

HALİL CİBRAN

Bana, “Bu dünyanın hazlarıyla, zevkleriyle
öteki dünyanın huzur ve saadeti arasında
bir seçim yapman gerekiyor,” diyor
akıllı insanlar hep.

Ben de onlara,
“Hem bu dünyanın zevklerini,
hem öteki dünyanın huzurunu
seçtim ben,” diyorum,
“çünkü öyle hissediyorum ki,
Yüce şair tek bir şiir yazmış,
öyle bir şiir ki, hem sözleri kusursuz,
hem ezgisi, hem uyumu kusursuz..”

Halil Cibran
-Kum ve Köpük-

Çeviri: Cahit Koytak

FESLEĞEN – Erol Değirmenci

EROL DEĞİRMENCİ FESLEĞEN

insandan başka
her şey olası
gelir insanın
şu hayatta

bazen taş olası,
bazen kuş olası gelir.

bazen de
güzel kokulu
bir çiçek olmak istenilir.

düşündüm
geçen gün.

herhalde fesleğen olmayı,
insan olmaya yeğlerdim.

şu garip başımız
hiç okşanmadı ki
be kardeşim.

Erol Değirmenci
-Sözcükler D, Temmuz 2015-

 

Sahaf – Tozan Alkan

TOZAN ALKAN SAHAF

İşte bu dudakları buldum ben sahafta
devrik bir cümle gibi yaslandım
bir şey yapmak istedim, öptüm,
“bu benim!” dedim
“bir çığlığa sığınan suskunluk,
kırık cam, kırılgan ses”

Sınır boylarında kuşlar vardı göçebe
erguvanlar, tramvaylar, dehlizler
izlediğin filmler, attığın ilk slogan
boynundaki alıç, boynundaki yağlı urgan
– başla desen başlayacaktı zaman
bit desen bitecek –

İşte bu dudakları ayıkladım ben tarihten
ben – nümismat, ben filatelist
eskiyen yaraları yenileyen ah ben!
sisyphus gibi düştüm her uçurumu
çıktım her uçurumu, tanrılarla aramda
ne bir alacak kaldı ne bir verecek.

Tozan Alkan
-Sözcükler D, Temmuz 2015