Unut Gece Bitince – Rabindranath Tagore

RABINDRANATH TAGORE UNUT GECE BİTİNCE

Hadi son türkünü de söyle
Söyle son türkünü de gidelim
“Gece bitti” de – unut her şeyi
unut bunu da gece bitince.

Ben kimi sarmak isterim öyle kollarımla
Hangi düşler onlar
Tutsak edilmeyen hangi?

İşte o onmaz tutkuda ellerim
Yüreğime boşluğunu bastırıyor
Çürük çarık göğsüm bağrım

Sensiz.

Rabindranath Tagore

Çeviri: Tarık Dursun K.

Nazım Hikmet

NAZIM İLE PİRAYE

***
Karıcığım,
Senin kaç yaşında olduğunu
ne düşündüm şimdiye kadar
ne de bundan sonra düşüneceğim.
Sen üç yaşındasın bebeğim
tombul pembe beyaz
şirret şirin ve yaramaz.
Sen on sekiz yaşında sevgilimsin
-kocaman gözlü, ince bilekli geyik-.
Sen anamsın, altmış yaşındasın.
Sen yaşı ve cinsiyeti olmayan arkadaşsın;
büyük kavgamda beraber dövüştüğüm;
bana nasihatların en doğrusunu veren
ve tehlikelerde kanatlarını üstüme geren.
Senin kaç yaşında olduğunu
ne düşündüm şimdiye kadar
ne de bundan sonra düşüneceğim.
Ve inanmıyorum bir kış günü dünyaya geldiğine.
Sen mutlaka baharda doğmuş olmalısın
toprak uyanırken.

Nazım Hikmet
17 Aralık 1940
-Yatar Bursa Kalesinde-

AT ve KAR – Mahmut Temizyürek

MAHMUT TEMİZYÜREK AT VE KAR

At koştukça gövdesinden yayılan buğu
Kar eridikçe göğe dağılan buhar
Dirimin benzeri değil
Koşulu

At koşamazsa donakalır ruhu
Kurt düşer erimezse kar

Kardan atlar bulutlara geçerken
Çocuklar gibi dağılıyor güneşten kuşlar

Ya şu dünya şu zonklayan ağrı
Hangi duvar ördü sizi
Hangi nemden yoksun kaldı dudaklar
Hiç damla düşmedi mi eriyenlerden kalbinize
İnsanlar?

Mahmut Temizyürek
-yalangezen-

Türkçe’nin Aşk Hâli – Haydar Ergülen 

HAYDAR ERGÜLEN TÜRKÇENİN AŞK HALİ

İpektin, trene şarktan binmiştin,
eskiden bir kasaba olduğun unutulsun içindi
üstündeki gurbeti Türkçe’nin mantosuyla geçişin,
dilde kelime yetmiyor zira incesin ipekliden
şimdi öyle güzelsin ki hepimizden Türkçesin!

Annemin bahçesinde bir dize yetiştirsem
anlardı dilimdeki acımasız çocuğu:
— Lale varken gül alınır mı sence?
deseydim de alınmazdı, gül kalırdı gülannem
kötü çiçek yetişmez ki Türkçe’de!

Deniz var ya arkadaşım bir mektup
aldıydı halkın taşra bölgelerinden
imla halk getire de imlası çoktu
hemen aşktan çekilmesi isteniyordu
aşk haline denizden çekildi Türkçe!

Dedim : Türkçe olur muydu aşk olmasaydı?
Dedim : Türkçeden yapılır şarap dediğin
– üzüm gözlü deniz ne güne duruyorsa –
Dedim : Türkçe’nin bahçesinden kiraz çalmazsa
ne yer ne içer ne yazar şair dediğin!

Haydar Ergülen
-Hafız’ın Şiirleri-