ESKİ BİR YALNIZLIK ŞARKISI – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN ESKİ BİR YALNIZLIK ŞARKISI  by Irina Prikhodko
Seninle gelen akşamı anlat bana
Yalnızım özlemlerin dışındayım
Gönlümde unutulmuş sokak türküleri
Sevgini kat çocuk uykularına

Ortak şarkımızdan çekildi sesim
Ceylanım gezmiyor dağ başlarında
Öldü içimdeki uçarı çocuk
Kaldım kimsesizliğin ortasında

Ne deli yağmurlarla ıslanırım
Ne düşen karı anlatabilirim sana
Yorgunum yüreğim kalabalık
Vurgunum erişilmez sevdana

Bana anıların eskiyeceğini öğret
Küçük şehirlerin yıkılacağını da
Bir başıma kalmak istemiyorum
Söylenmez en güzel şarkılar bir başına

Yaralı çocuklar geçer sokağımdan
Sessizlikleri bile dokunur bana
Aşkınla yok olsun kan adına
Damarlarımda dolaşan utançlı duygu

Haydar Ergülen
1979
-hafız ile semender-

(c) Irina Prikhodko

YORULDUM YAŞAMAKTAN YURDUMDA – Sergey Yesenin

SERGEY YESENİN  YORULDUM YAŞAMAKTAN YURDUMDA
Yoruldum yaşamaktan yurdumda,
İçimde engin kırlara açılma özlemi,
Bırakıp gideceğim kulübemi,
Çekip gideceğim hırsız ve hayta.

Kendime bir barınak arayarak
Gideceğim günün ak pürçeklerinde.
Ve en iyi dostum beni vurmak için
Bileyecek bıçağını çizmesinde.

Çayırlık boyunca kıvrılan sarı yol
İlkbahara ve güneşe bürünmüşken,
Adını kalbimde taşıdığım
Kovacak beni eşikten.

Yeniden döneceğim baba ocağına,
Yadırgı bir sevinçle avunacağım,
Ve yeşil bir akşam, altında pencerenin
Koluyla mintanımın kendimi asacağım.

Çit kıyısındaki akça söğütler
Başlarını daha bir sevecen eğecekler.
Ve öylece, yıkamadan beni
Köpek uluması altında gömecekler.

Ve ay yüzerek durmamacasına,
Göllere küreklerini indirerek,
Ve sürdürecek yaşamasını Rusya
Avlularda ağlayarak ve hora teperek.

Sergey Yesenin
Rusya(1895-1925)

Çeviri: Ataol Behramoğlu
-Dünya Şiir Antolojisi II-

b’akmalar – Serkan Türk

SERKAN TÜRK BAKMALAR

bakmalar biliyorum
bir öpüşten artakalan
‘beni çöz’ diyecek oluyorum.
anılarımsa eski bir kazak, söküyorum

ellerin uzak.
çoğrafyan da yoksunluk.

oynadığımız şehir bulma oyunları…
kasabalarda köylerde geçmiştir hayatın.
o yüzden haritaların bulanık.
atlaslar koca bir yalandır.

intiharımı saklarsın
beni çöz.
beni dışına hayatın…

kıyımdın çekildin başka denizdeydi sesin.
çakıl taşı sanıp toplayacaklardı gözlerimdekileri.

bir ölü sevici miyim?
tenimde öl/gün/dün?
büyüdüm ellerinde.

saç tellerime bırakılmış bir yalnız kaldı.
dönüp duracak fotoğraflar geçmiş
-naftalin koyuyorum içime.-
bakmaların güzel kokular gibi birikmiş orada sanki.

Serkan Türk
-Her Şeyin Güzel Olma Nedenleri-

B’aşka yazdım hüznü – Özgen Balcı

 

ÖZGEN BALCI 23

23.

soğuk ama, güleç bir kış günü,
indim esmer bir kadınla budapeşte’ye.
yüzüm gözüm aşk içinde…

naftalin renginde bir zaman,
az geldim, uz geldim de
masalı bitmedi çocukluğumun…

__büyüdüm __ hem nasıl…

… yüzüm gözüm aşk içinde…

kırk yılın hatrına katlanıyor kalbim bana
estergon kalesi de arkamda
iki yakası bir olmayan şehirler ağlatır beni hep
bir istanbul… bir de istanbul,
biri de…?

ahh… hüzün mutluluğun gamzesinde misafir,
“o günün” hatrına katlanıyorum bu olup bitene
içimdeki “o sevda da” olmasa her an ölebilirim…

… yüzüm gözüm aşk içinde,
indim bir şubat günü badapeşte’ye
bir yanım da buda, bir yanımda peşt!!!

yine de komünist bir kalbi var hayatın
satılmış olsa da zaman
insan denen tüccar tarafından,
aşkı var hayatın aşkı
köprülerden köprülere uzanan…

Özgen Balcı
Şubat 2012/budapeşte
-B’aşka yazdım hüznü-

RESİM. BUDAPEŞTE

Şair İşçidir – Vladimir Mayakovski

MAYAKOVSKİ

Bağırırlar şaire
” Bir de torna tezgâhı başında göreydik seni.
Şiir de ne?
Boş iş.
Çalışmak, harcınız değil demek ki…”
Doğrusu
bizler için de
en yüce değerdir çalışmak.
Ve kendimi
bir fabrika saymaktayım ben de.
Ve eğer
bacam yoksa
işim daha zor demektir bu.
Bilirim
hoşlanmazsınız boş lâftan
kütük yontarsınız kan ter içinde,
Fakat
bizim işimiz farklı mı sanırsınız bundan:
Kütükten kafaları yontarız biz de.
Ve hiç kuşkusuz
saygıdeğer bir iştir balık avlamak
çekip çıkarmak ağı.
Ve doyum olmaz tadına
balıkla doluysa hele.
Fakat
daha da saygıdeğerdir şairin işi
balık değil, canlı insan yakalamadayız çünkü.
Ve doğrusu
işlerin en zorlusu
yanıp kavrularak demir ocağının ağzında
su vermektir kızgın demire.
Fakat kim
aylak olduğumuzu söyleyerek
sitem edebilir bize;
Beyinleri perdahlıyorsak eğer
dilimizin eğesiyle…
Kim daha üstün, şair mi?
yoksa insanlara
Pratik yarar sağlayan teknisyen mi?
İkisi de.
Yürek de bir motordur çünkü
ve ruh, onun çalıştırıcısı.
Eşitiz bizler
şairler ve teknisyenler.
Vücut ve ruh emekçileriyiz
aynı kavganın içinde
Ve ancak ortak emeğimizle
bezeriz evreni
marşlarımızı gümbürdeterek
Haydi!
laf fırtınalarından
ayıralım kendimizi
bir dalgakıranla.
İş başına!
Canlı ve yepyeni bir çalışmadır bu.
Ve ağzıkalabalık söylevci takımı
değirmene yollansın dosdoğru!
Unculuğa!
Değirmen taşı döndürmeye laf suyuyla!

Vladimir Mayakovski
(1893-1930)

Çeviri: Ataol Behramoğlu
-Dünya Şiir Antolojisi II-

NÂZIM’IN YÜREĞİ – Yevgeni Yevtuşenko

0000 15 OCAL 15

Usanınca gerçeklerin yalanından,
kaygan, yüzsüz baskıdan,
tunç Nâzım’ı anımsarım
ve sesini
biraz hançerimsi :
“Merhaba kardaşım…
Ne o, neden yüzün asık öyle
Boş ver!
Yoksa şiir mi takıldı bir yerde?
Gel, birlikte bitirelim.
Paran mı yok?
Bakarız bir çaresine, dert değil.
Kız mı?
Aldırma bulunur…”
Oysa asıl kendisinde var bir şey,
içini kemiren
yüz çizgilerinden dehşetle akan :
“Hepsi iyi de,
şu yürek ağrısı…
Adam sen de
ağrıyadursun, yaşıyoruz ya…”
Kimisi için şiir bir roldür,
Kimisine bir dükkân,
kazançtır.
Onun içinse ağrıdır şiir,
rol değil.
Nâzım’ın yüreği de ağrıdı durdu işte.
Üzerine titreyen doktoru bir gün,
hani pek de güvenemiyerek,
tenbih etmişti bana :
“Bakın” demişti,
“Keskin konulardan kaçının ki
ağrımasın Nâzım’ın yüreği…”
Hey gidi doktor…
Hastanız gitti.
Yaramadı çabalarınız.
Yüreğiyse onun
gizli gizli çarparak
sürdürdü ağrısını
ölümünden sonra da.
İçimdeki acı için ağrıyor,
Türkler için, Ruslar için ağrıyor,
kendisi gibi mapusta özgür olanlar için
özgürlükte mapus gibiler için
ağrıyor.
Hapisane acılarıyla yanan o yürek
– ölümden sonra bile –
dinlemiyor doktorları,
korkak olduğumuz zaman
ağrıyor.
neme gerek dersek
ağrıyor.
onun gibi açık yürekle :
“Merhaba kardaşım…”
diyemezsek ağrıyor…
Varsın ağrısın
hepsi için yüreklerimiz,
tek ağrımasın Nâzım’ın yüreği.

Yevgeni Yevtuşenko
(1933 -)

Çeviri: Ziya Yamaç
-Dünya Şiir Antolojisi II-