Nazım Hikmet

NAZIM HİKMET SEBEBİ NE

***
Seni düşünürüm
anamın kokusu gelir burnuma
dünya güzeli anamın.

Binmişin atlıkarıncasına içimdeki bayramın
fır dönersin eteklerinle saçların uçuşur
bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü.

Sebebi ne
seni bir bıçak yarası gibi hatırlamamın
sen böyle uzakken senin sesini duyup
yerimden fırlamamın sebebi ne?

Diz çöküp bakarım ellerine
ellerine dokunmak isterim
dokunamam
arkasındasın camın.
Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm
alacakaranlığımda oynadığım dramın.

Nazım Hikmet
Ağustos, 1959
– Son Şiirleri-

Ocak Başında – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER OCAK BAŞINDA

Bir akşam yavaşça çalınır odan,
eşyaya bir nabız gelir ansızın.
Doğrulup üşüyen yastıklarından
Kapıyı bir titrek elle açarsın.

Bir hayal belirir, senin aşinan,
Tutup da silkiver omuzlarından,
Bir kadit olsa da bırak ki bir an
Seni buselerle koynuna alsın.

Ve hayal dönerken cehennemine,
Ardından kapıyı kapat da yine,
Ocağın önünde, kendi kendine,
Sessiz, ellerine bakarak ısın.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

Ayrılık Provaları – Kemal Varol

KEMAL VAROL AYRILIK PROVALARI VII

VII.

bazen bir musluk sesine bile uyandı gözlerim, bazen hiçbir
şeye uyanmadı. senden önce bin cümleye açılan ağzım,
senden sonra bir harfe bile uzanmadı. benden sana ne kaldı,
bilmedim. bulutun geçti, rüzgârın geçti, yağmurun geçti. bütün
gün elimde bir dal parçası: ikiye bölüp durdum toprağı. bir eve
döndüm bazen. her gece açık tutulan bir radyo: pink floyd: hey
you! bu taşı kaldırmama yardım edecek misin? bazen, oyuklu
bir kayaydım. bir sığırcık sürüsü geçmeyegörsün, bakır çalığı
bir dağdım bazen. her yangına ateş taşıdım da seni uğurlarken
yoluna su döktüm. üç defa öptüm alnından. üç defa geçtim
aşk kelimesinden de artık geçmem harfinden dedim. bazen
gökyüzüne baktım, bazen toprağa. her taşın gediğinde
bilmediğim bir şey aradım. hayattı, çekiyordu, içine istiyordu
bazen. gitmedüm. bir eve döndüm bazen. boşluğuna akşamlar
silkelenen bir eve. merdiven sayısı değişmeyen bir eve. bütün
duvarlarında su sesi işitilen bir eve. topuk sesleriyle konuşan
bir eve. açılıp kapanan kapılarıyla bir eve döndüm bazen.

dünyaya sığdım da, bir yatağa sığmadım bazen.

Kemal Varol
-Bakiye-

İnci Dakikaları – Sezai Karakoç

gelin canlar

SEZAİ KARAKOÇ İNCİ DAKİKALARI

Sen bana yeni yılsın her dakika
Her dakika bir yaşıma daha giriyorum

Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni
Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın
Ben bin parçaya bölündüm her parçasında
Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk Arkadaşlığın
Çalkantısız üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın
Erkek ağlar mı diyeceksin
Hayber’in kapısı ağlar mı erkek ağlar mı
Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum
Bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında
Daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden
Ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey
Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya
Çürük ve havada asılı tahtalar üstünde
Hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya
Sen benim ağlamamı erkekliğime
Uyanan ölmeyen yenilenen
Azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan
Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say
Bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu
Gizli heybelere binbir gece eşyası doldurduğuma say

Ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam
Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım
Bu yunan şehrinin düzenini…

View original post 119 kelime daha