GECELERİM – Faruk Nafiz Çamlıbel

faruk nafiz çamlıbel gecelerim

Bir çınar altında geçer her gecem,
Konuşur, dururum orda rüzgârla;
Her akşam sularla uyur düşüncem,
Her gece uyanır yarasalarla.

Eşyayı al kana boyar bir gurup,
Ve gece giydirir ölüm rengini,
Hem düşüncemizle ufku doldurup
Hem kalbe boşaltır bütün engini.

Akisler silinir bir bir denizden
Gece eşya uyur ve ruh uyanır!
Gündüz, uzaklaşan ne varsa bizden,
Göz, şimdi bir adım ilerde sanır…

Güneşten gizlenen inci yıldızlar
Şimdi bir sır gibi çıkar meydana
Ve yalnız masalda görünen kızlar
Benimle yollarda yürür yanyana.

Ve sen, ey kumralım, güzel kumralım,
Şeklini gizlerken akşamdan bile,
Ela gözlerinle o sonsuz alım,
İnersin ruh olup gece sahile.

O zaman dalarız birlikte artık:
Karşıki ufuklar bize yaklaşır
Göze sonsuzluğu serer karanlık,
Ve sükût esrârlı bir mana taşır.

Sıcak nefesinle erir kederim,
Erir göğsümdeki o taş yığını,
Ve şafak sökerken duyar, titrerim,
Elinin elimden ayrıldığını.

Faruk Nafiz Çamlıbel
-Han Duvarları/Toplu Şiirler-

Gün – Fazıl Hüsnü Dağlarca

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA GÜN
Yapraklar kanatlara değdi mi
Ağaç kuşların tadına bakar

Öter ötmez açık kalır ağzı
Kuşlar gökyüzünün tadına bakar

Uzaklardan gelir girer toprağa
Aydınlık içyeşilde karpuzun tadına bakar

Öperken beliren yüzünü
Dudaklarım aydınlığın tadına bakar

Fazıl Hüsnü Dağlarca
-Dört Kanatlı Kuş-

Öndeyiş – Mustafa Köz

MUSTAFA KÖZ ÖNDEYİŞ VE I   DATÇA

Senin köklerinle yazmak istiyorum şiirimi
senin yapraklarına, özgürlük şarkısını
şu ay ışığında yıkanan Ege Denizi
geldiğinde uyumak için çadırıma
dindirmek istiyorum o köhne acıyı.

I.
Ezik kekik ve yağ kokuyor yarın
pişirmek, süslemek için aşımızı, yığılmış bir köşeye
yarın, genç kızların kulağındaki kum zambağı
yarın, delikanlıların uykuda inip kalkan göğsü
yarın, çarkların şakıması işliklerde
yarın, komşunun bahçesinde kızaran nar
yarın, yol sorması bize kutup yıldızının
yarın, suyun suyla yıkanması çavlanlarda
yarın, bir kap düğün aşı yoksullar için
yarın, çocuklarımız doyacak o şölenle, ağırbaşlı, diri
bir fırıncı küreği gibi kararan gölgelerde
ne ilk aşımız olacak o, ne son açlığımız
özgürlükle kaynıyor çünkü kutlu kazan
özgürlükle büyüyor sabahın külü
özgürlükle, özgürlükle mermeri oyan murç
alın terinin yontusu, kuş evlerinin serinliği.

Mustafa Köz
-Öncü Yağmur-

NAZIM HİKMET  SİZİ SEVİYORUM PİRAYE HANIM ŞİİRLER 4 SF 86
***
Yıldızlar yandı
sizi seviyorum.
Gece uyandı
sizi seviyorum.
İki yüreğimiz iki insandı
sizi seviyorum
bizden ayrı iki insan.
Ne kadar benziyorlar size
ne kadar benziyorlar bana
ne kadar bize benzemiyorlar.
Bizden iyi
bizden çocuk
bizden cesur.
Biz yüreklerimizden çok akıllıyızdır,
hesaplı
ve fitne fücur.
Şüphe eden biziz, inanan biz,
ihtimaller ve korkular bizim içindir
hasret bizim için.
Ve hattâ biziz ağlayan ve gülen.
Yüreklerimize bühtan etmiyelim,
sevmekten gayrı birşey bilmez yüreklerimiz.

Gözümün nuru canım sultanım
sizi seviyorum
Piraye Hanım
sizi seviyorum.

Nazım Hikmet
25 Şubat ’43
– Sağlığında kitaplara almadığı şiirler-