KİMESNEYE – Sina Akyol

SİNA AKYOL T
~~Orhan Alkaya’ya

Suyu yazdım! – Gencidim.-
Akadursun, inceldim.

Hangi çeşmeden
hangi testiye
doldum döküldüm

Ağacın zengin
yaşına erdim,
kocadım… derin
anlamak buysa!

Gömleğimin
söküğünü diktim.
İpliğim elbet
kendi etime!

Fazlasını söyledim
dikiş tutmaz etime!

Hırka dedim giyindim.
Meğer nice soyundum.

Cümle kuşu, baykuşu
yabandaki yemişi
soyunduğum yokuşu
üzgün gördüm, üzüldüm.

Kimesneye anlattım.

Sina Akyol
-İkindi Kitabı-

Sibel Özben….

SİBEL ÖZBEN SEN YOKKEN YAŞAMIN KIYISINDA ÖYLECE BEKLİYORUM

Sen yokken sessizlik oluyor,
Çıt çıkmıyor günden..
Kendini sarmaya uğraşıyor akşam üstleri,
Günü batırırken göğsünde.
Sen yokken sessizlik güç.
Sebebine sokuluyor düşünceler
Düşünceler düşünceler…
El ele tutuşmuş beni sana getiriyor.
Sen yokken arsız bir çocuk ,
Yaşlı huysuz bir ihtiyar yüreğim.
Neyim varsa senin ,ellerim boş kalıyor…
Sen yokken ben
Ben senden gitmiş olmuyorum.
Soluksuz ,yanıtsız öylece..
Yaşamının kıyısında susmuş bekliyorum…

Sibel Özben

git-me – Arzu Demir

ARZU DEMİR

söylesene
giderken bilmiyor muydun
bölüneceğimi

salıverecek atları
olmamıştı hiç yüreğimin
sevindiğimde yalnızca
içimdeki deliler
gülerdi korkusuzca

henüz bilmiyordum
onları bir bir çözeceğini
bana özlemle birikmiş
sözler getirdiğinde
senden geçen anlarda
kokun genzimdeyken
sus zamanlarına dek ağarırdı
alnımdan öptüğün gece
mavisini gözlerinde tuttuğum

bölünmeden önceydi

dönerdim
sarılmaların hasretiyle
son kez öpmelerin
kokunu biriktirmenin

sayısız yüzden yapılma
kendimi gördüğümde
bir çinlinin gözlerinde
romanın
muhabbet merdivenlerindeydi
öyle çok istemiştim ki kaçmayı
hâlâ bilmiyorum
yapabilsem soğur muydu
omzumdaki cehennemin eli

muhakkak soruyordur sonyaz
sarıyı neden içinde taşıdığını

bitimsiz gitmelerle
kentlerden ve kendimden
sonsuz acılardan geçen
bitirmeler ekliyordum
mesafelere

bölündüğümdeydi

bir oyun saflığında
günden kalan parçaları
birleştirip avucumda
boyadım kabuklarımı

çünkü seviyordum hatırlamayı
birlikte geçirdiğimiz son sabahı
çay bardağına sarılan parmaklarını

su tadındaydı zaman
seninleyken
unutuyordum yaşlandığımı
zaten
yalnız çocuklar bilir
kendini kandırmayı

Arzu Demir
-asıl suret ve bahçedekiler-